| Şarkıyı şu şekilde söylüyorum: Nınınııııı nı nı nı nııı, nınını nı nı nıııı, nı nınınını Sonunu beceremedim kabul :) |
20 Kasım 2011 Pazar
Yaaa, işte!
13 Kasım 2011 Pazar
Bunca yıl sonra, nasılsın?
Kulağımda aslında taaa derinlerden gelen o şarkı. Bir tarafım ağlamak isterken, diğerinin kahkaha atma isteği. Oysa hep kesinliklerim olmuştur benim. Hiç böyle arada derede kalmadım. Mıştım. Hadi ordan dememeli insan kendine hiç. Başkası derken değil de kendisi dediğinde canı acıyor. Acıtıyor bilerek, ve isteyerek aslında. Amaaan amaaan…
Her şeyi bırakmalı belki. Herşey’i de bırakabilmeli. Ama yok, o kadar cesaret henüz dünyaya gelmedi. O, henüz ol(a)madı. İsteklerle ve niyetlerle başbaşa kalıyoruz işte. Kendi döngülerimizde kayboluyoruz.
Bıraksana sen artık peşimi? Gitsene… Ne bileyim, aradan yıllar geçsin. İkimiz de yorulalım, özleyelim, özlenelim, bitelim, tükenelim, yeniden başlayalım, hayata dönelim… Neden olmasın? Bir git-sen.. Gitmesen de olur mu sence, ne dersin?
Kesinliklerden de keskinliklerden de huzursuz oluyorum. Ama peki ben nasıl garantici birisi oldum çıktım?
24 Ekim 2011 Pazartesi
Hemen her gün "bugünü de bitirdik" diyeceğimiz şeyler oluyor, duyuyoruz. İnatla kendi bencilliklerimizde boğuluyoruz. En temel hakkımız belki, "ben" tümcesi her şeyin başında geliyor. Geliyor da... Garip değil mi sizce de, orada insanlar ölürken birilerinin caka satma çabaları? Hökümetimize zeval gelmesin söylemleri?
Ya da daha garibi; bir link paylaşıp yaşanan acıyla ilgili, daha sonra moda/eğlence vs. görüntülerinden oluşan videoyu paylaşıp "wooohoooo" şeklinde naralar atmalar?
Hayat kesinlikle devam ediyor, etmeli de zaten. Ama samimiyetsizlik değil mi bu? Ben de yapmışımdır yüksek ihtimal.
"Ben" kişisinin tatmini işte. Daha eksiği ya da fazlası değil..
11 Ekim 2011 Salı
Ne demiş, ne demiş?
Zaten aslında herkes her şeyi bildiği ile övünmez mi? Ve ben yeni şeyler öğrenmeye aç-istekli-hevesli.. Bir o kadar da yarıda bırakma endişesi.
Olsun, başlamalı istediklerine. Sonra istersen yarıda bırak. Başlamalıııııııı!
Heheyyyttt FORTEEE!
10 Ekim 2011 Pazartesi
title!
ağızda bırakılan kekremsi tat,
ki bunu bir çok kişi tanımlamaya çalıştı. Olmadı. Olamazdı; herkesin değeri farklıydı çünkü. Bana tadında bırak dendi. Bırakmadım. Bak ne oldu? Ne olacak, bir hıçkırık silsilesi. Ve ardı arkası gelmeyen düşünceler yumağı. Huzur vermesi gereken şarkıların daha da çok yorması. Hadi ordan’ları insancıkların. Ve bir yerlere – birilerine- tabii olma.
Haydi hayırlısı!
7 Ekim 2011 Cuma
Ya yanlarındakiler?!
Sanki herkes yanındakini bekliyor gibi. Ya da bir yerlerde duruyorlar diğerleri de. Her halükarda yalnızlıklarını bir kere daha hatırlıyorlar. Ve biraz daha yalnız kalıyorlar. Herkesin yanı boş. Doldurmalık ilişkiler aranıyor her tarafta.
Ve demişti ki zamanında birisi ya da belki ben(?) “Sadece ben kişisi kalıyor geriye, gerisi hikaye”